A’dan Z’ye Fotoğraf Sözlüğü
Kompozisyon kuralları, ışık fiziği, optik terimler ve usta teknikleri hakkında derinlemesine açıklamalar, örnekler ve pratik çekim ipuçları.
Kadrajı yatay ve dikey 2 çizgiyle 9 eşit parçaya bölerek ana konuyu 4 kesişim noktasına yerleştirme kuralıdır.
Doğada ve sanatta sıkça rastlanan 1:1.618 matematiksel oranıdır; bakışı kavisli bir ritimle odakta toplar.
İzleyicinin gözünü çerçevenin dışından veya ön planından alıp doğrudan ana konuya taşıyan doğal çizgilerdir.
Ana konunun etrafını saran, görsel karmaşadan uzak boşluktur; konunun vurgusunu ve yalnızlığını güçlendirir.
Sahnedeki kapı, pencere, ağaç dalları veya köprü ayaklarını kullanarak ana konuyu ikinci bir çerçeve içine alma tekniğidir.
Kadrajın iki yarısının ayna gibi birbirini dengelemesi veya tekrarlayan geometrik ögelerin görsel ritim oluşturmasıdır.
İki boyutlu bir fotoğraf yüzeyinde 3 boyutlu derinlik yaratmak için ön, orta ve arka plan ögelerinin kadraja dahil edilmesidir.
Kameranın ufuk çizgisine göre bilerek yana doğru eğilerek sahnede gerilim, huzursuzluk veya dinamizm yaratılmasıdır.
Ansel Adams tarafından geliştirilen, sahneyi en koyu siyahtan (Zone 0) en saf beyaza (Zone X) 11 gri basamağında kontrol etme yöntemidir.
Portrede ışığın 45 derecelik açıyla gelip modelin gölgedeki yanağında ters bir ışık üçgeni oluşturduğu klasik tekniktir.
Rönesans ressamlarından fotoğrafa geçen, aydınlık ve karanlık alanlar arasındaki sert ve dramatik tezat tekniğidir.
Güneşin doğuşundan hemen sonra veya batışından hemen önce, ışığın yatay açıyla gelip altın sarısı sıcak tonlar ürettiği zamandır.
Güneş battıktan sonra gökyüzünün derin bir laciverte büründüğü, şehir ışıklarıyla mükemmel bir renk kontrastı kurduğu 20-30 dakikadır.
Öznenin arkasından veya yanından gelerek vücut veya saç kenarlarında parlak bir hat çizen ve onu arka plandan ayıran ışıktır.
Fotoğraftaki piksellerin en karanlık siyahtan (sol) en parlak beyaza (sağ) kadar olan dağılımını gösteren bilimsel grafiktir.
Kamera sensörünün ışığa olan elektriksel duyarlılık seviyesidir; yükseldikçe karanlıkta aydınlık sağlar ancak kumlanma (noise) artar.
Lensin içindeki yaprakların açılarak sensöre giren ışık miktarını ve alan derinliğini (arka plan bulanıklığını) belirleyen mekanizmadır.
Sensörün ışığa ne kadar süre maruz kalacağını belirleyen perde hızıdır; hareketi dondurur veya akıcı bir tül gibi kaydeder.
Netlenen noktanın önünde ve arkasında net ve kabul edilebilir keskinlikte kalan mesafedir.
Japonca "boke" (bulanıklık) kelimesinden gelen, odak dışı kalan alanların ve ışık kaynaklarının estetik kalitesidir.
Kamera lensinin netlendiğinde, netleme noktasının yarısından sonsuza kadar her şeyin net çıkmasını sağlayan kritik odak mesafesidir.
Henri Cartier-Bresson’un tanımladığı, sahnedeki görsel formlar, hareket ve duygunun saniyenin kesrinde kusursuz bir tepe noktasına ulaştığı andır.
Sokak fotoğrafında deklanşör gecikmesini sıfırlamak için lensi f/8 diyaframda sabit bir mesafeye (örneğin 2.5 metreye) manuel kilitleme yöntemidir.
Enstantaneyi birkaç saniye veya dakikaya uzatarak hareket eden su, bulut veya araç ışıklarını ipeksi çizgiler halinde kaydetmektir.
Denge ve dinamizm sağlamak için konuyu geometrik bir piramit/üçgen tabanına oturtma prensibidir.
Gökyüzünün mü yoksa yeryüzünün mü ana vurgu olduğunu belirleyen yatay denge çizgisidir.
Gözü kadrajın bir ucundan diğer ucuna hareket ettiren eğik enerji hatlarıdır.
Modelin baktığı yönde bırakılan ve izleyiciye psikolojik nefes aldıran alandır.
Modelin başı ile kadrajın üst kenarı arasında bırakılan görsel mesafe.
Konuya doğrudan tepeden dik bir açıyla bakarak grafik desenleri açığa çıkarma.
Yere tamamen sıfırlanarak konuları anıtsal ve görkemli gösterme açısıdır.
Gereksiz tüm boşlukları kesip konunun dokusunu vizöre tamamen yayma prensibi.
İki zıt kavramı (örneğin eski-yeni, zengin-yoksul) aynı karede yan yana getirme.
Bir nesnenin rengi, kontrastı veya boyutuyla izleyicinin dikkatini çekme gücüdür.
Işık kaynağının konunun tam arkasından kameraya doğru vurmasıyla silüet oluşturma.
Işığın 90 dereceden vurarak doku, kırışıklık ve yüzey rölyeflerini vurgulamasıdır.
Öğle güneşi gibi dik inen, göz çukurlarında sert gölgeler üreten ışık açısı.
Gizemli, korkutucu veya teatral etki yaratan alttan yukarı vuran ışık.
Portrede modelin göz bebeğinde ışık kaynağının minik yansımasının oluşmasıdır.
Karanlık ve siyahların hâkim olduğu, sadece ana hatların aydınlatıldığı atmosfer.
Açık tonların, beyazların ve gölgesiz yumuşak ışığın baskın olduğu neşeli tarz.
Burnun tam altında küçük bir kelebek kanadı şeklinde simetrik gölge bırakan ışık.
Ana ışığın yarattığı koyu gölgeleri aydınlatıp kontrastı düşüren ikincil ışık.
Sahneyi en çok aydınlatan ve gölgelerin yönünü tayin eden birincil ışık kaynağı.
Bir sensörün aynı anda kaydedebildiği en koyu ve en parlak ton arasındaki fark.
Kameranın otomatik ölçümünü bilerek aydınlatma veya karartma (+/- EV) müdahalesi.
Sert güneş ışığını tül veya softbox ile kırarak yumuşak geçişli gölgeler elde etme.
Işık kaynağının mesafesi 2 katına çıktığında ışık gücünün 4 kat azalması kuralı.
Lensin optik merkezi ile sensör arasındaki milimetre cinsinden mesafedir.
Full frame 35mm sensöre kıyasla daha küçük sensörlerin açıyı daraltma oranı.
Geleneksel 35mm film boyutuna (36x24mm) sahip geniş dinamik aralıklı sensör.
Yakınlaştırma (zoom) yapamayan ancak çok daha keskin ve geniş diyaframlı lens.
Odak uzaklığı değiştirilerek sahneye yaklaşma esnekliği sunan çok yönlü lens.
Küçük nesneleri sensör üzerine 1:1 gerçek boyutunda yansıtabilen özel lens.
Diyafram f/16 - f/22 gibi aşırı kısıldığında ışık dalgalarının bükülüp görüntüyü yumuşatması.
Farklı renk dalga boylarının aynı noktaya odaklanamaması sonucu kenarlardaki mor/yeşil saçak.
Fotoğrafın dört köşesinin merkeze göre daha koyu ve gölgeli çıkması durumu.
Elde çekim esnasında el titremelerini sensör veya lens motorlarıyla telafi etme.
Sensörün kaydettiği tüm sıkıştırılmamış ham ışık ve renk verisini saklayan dosya.
Her renk kanalı için kaydedilebilen ton basamağı sayısı ve renk geçiş zenginliği.
Sensör gürültüsünü en aza indirmek için histogramı patlatmadan sağa yaslama tekniği.
Hareketli bir nesneyi takip ederek arka planı çizgisel bulanıklaştırma yöntemi.
Farklı pozlanmış 3-5 karenin birleştirilerek gölge ve açık tonların kurtarılması.
Farklı noktalara odaklanmış kareleri birleştirip baştan sona tam netlik elde etme.
Rengin dikkat dağıtıcılığını ortadan kaldırıp ışık, form ve geometriye odaklanma sanatı.
Gümüş halojenür kristallerinin oluşturduğu, dijital fotoğrafa nostaljik ruh katan doku.
Kamusal alanda insan doğasının spontane, kurgusuz ve samimi tanıklığını yapma.
İnsan onurunu, emeği ve toplumsal gerçekliği empatiyle aktaran fotoğraf geleneği.
Uzun pozlama ve keskinlik için kamerayı sarsıntısız sabitleme donanımları.
Cam ve su yüzeyindeki parlamaları yok edip gökyüzü mavisini doygunlaştıran filtre.
Görüntünün rengini bozmadan sensöre giren ışık miktarını azaltan optik cam.
Lensin ön optik elemanını çizilme ve toza karşı koruyan şeffaf filtre.
Kameranın mekanik perdesinin flaş patlamasıyla tam senkronize olabildiği maksimum hız (genellikle 1/200 - 1/250s).
1/8000 saniyeye kadar olan enstantanelerde bile açık diyaframla flaş kullanma teknolojisi.
Farklı ışık kaynaklarının renk sıcaklığını (Kelvin) nötrleyip beyazı gerçek beyaz kaydetme ayarı.
Işığın sıcak turuncudan (2500K) soğuk maviye (10000K) uzanan spektral karakteridir.
Yüksek kontrastlı kenarlarda mikro lens sapmaları nedeniyle beliren morumsu hat.
Işığın lens elemanları içinde kontrolsüzce yansımasıyla oluşan sinematik ışık halkaları.
Mimari çekimlerde binaların kaçış çizgilerini düzeltip optik düzlemi büken özel lens.
Uzun odak uzaklıklı lenslerin ön plan ile arka planı birbirine çok yakın gösterme optik etkisi.
Geniş açılı lenslerin ön plandaki nesneleri devasa, arka planı ise minik ve uzak gösterme etkisi.
180 derecelik dairesel küresel bükülme sunan aşırı geniş açılı özel lens.
Piksellerin üzerine RGGB dizilimiyle yerleştirilen ve renkli görüntüyü oluşturan mozaik tabaka.
Full frame sensörden %70 daha büyük alana sahip, ultra yüksek çözünürlük ve derin ton sunan sensör.
Düşük ISO ile çekilip yazılımda aydınlatılan RAW dosyasının, yüksek ISO ile çekilmiş gibi temiz kalabilme sensör yeteneği.
Fotoğrafçının çevresiyle uyum sağlayarak insanları rahatsız etmeden en doğal anları yakalama felsefesi.
İki farklı görüntünün tek bir karede üst üste bindirilmesiyle üretilen rüya gibi gerçeküstü görsel anlatı.
Dünyanın kendi ekseni etrafında dönüşünü gece gökyüzündeki dairesel yıldız çizgileriyle yakalama tekniği.